Kırşehir Express Gazetesi

BİR DOĞAN UÇTU GİTTİ BU DİYARDAN

BİR DOĞAN UÇTU GİTTİ BU DİYARDAN
Nergis Karayel
Nergis Karayel( nergiskarayel@kirsehirexpressgazetesi.com )
22 Şubat 2021 - 11:30

Birkaç yıl evvel yağmurlu bir akşam, Neşet Ertaş Kültür Merkezi’ne ilk defa gidiyorum, sahnede Doğan Cüceloğlu. Okumadığım kitabı kalmamış yaşayan tarih,  tavsiyelerde bulunuyor kibirlenmeden, dostane. Diyor ki “Pantolonumun bacasına gözü takılan varsa söyleyeyim, gelirken gayet temizdi, özen gösterdim karşınıza çıkarken lakin yollarınızdaki çamur beni bu hale getirdi. Umarım bir sonraki gelişimde yollar çamursuz olur…”  Yollarımız düzeldi ancak o gelemedi. Ruhu şad olsun.

İstedim ki beni etkileyen, çocukluğumla savaşmamı sağlayan bir yazısını paylaşayım sizlere. Olduğu gibi aktarıyorum.

“Kendi yetiştiriliş tarzınızı biliyor musunuz? Çocukluğunuzun nasıl geçtiğinin farkında olmanız önemli? İçinizde utanca boğulmuş bir çocuk var mı? Hiç kimse, kötülük olsun diye, bile bile çocuklarına kötü annelik babalık yapmaz; iyilik yaptığını düşünürken farkında olmadan kötü şeyler yapar. Anne babaların farkında olmadan yaptığı kötülüklerin en başta gelenlerinden biri de çocukları utandırarak yetiştirmektir.

            Kendi çocukluğunuzla yüzleştiniz mi? Kendi çocukluğunuzu anlamadan sağlıklı anne baba tavrı göstermeniz hemen hemen olanaksızdır.

Peki, eşiniz çocukluğuyla yüzleşti mi? Çocukluğunuz hakkında eşinizle konuşabiliyor musunuz? İçinizdeki utandırılmış ve bastırılmış yönleri keşfedip aranızda konuşabiliyor musunuz? “Evet, konuşabiliyoruz.” diyorsanız, aferin size. Önemli bir aşamayı başarmış ve olgun bir ilişkiye ulaşmışsınız.

            Utanç olumsuz bir duygu olduğundan üzerinde konuşmak zordur; ne var ki, üstü kapatılıp gizlendikçe de güç kazanır. Utancın esaretinden kurtulmak için cesaretimizi toplayıp, üzerinde konuşmamız gerekir. Utancından kurtulan kişinin yaşayış tarzı ve ilişkileri daha sağlıklı olur.

            Utanca boğulmuş kişi korku, kaygı, suçlama ve öfke içindedir. Utanca boğulmuş kişi ya diğerlerini suçlar, öfkeli, kindar ve korkak olur ya da kendini suçlar, kendini değersiz görür, isyan eder, patlar veya depresyona girer.

            Utanca boğulmuş kişi kendisi olmaktan çekinir, başkalarının beklediği gibi görünmeye, giyinmeye, düşünmeye, davranmaya çalışır; kendi iç dünyasında yalnızlaşır ve bunalır. Ve bu kişi gittikçe şiddete yönelebilir. Sadece şiddetin değil, depresyon, saldırganlık, kaygı, bağımlılık, kötü yeme alışkanlıkları, intihar, cinsel saldırının temelinde de utanç duygusu vardır. Aile içi şiddet utanç duygusundan kaynaklanır. Herkes utanç korkusunun kendi bireysel sorunu olduğunu düşünür ama aslında utanca boğulmak geniş çaplı toplumsal bir sorundur.

            Utanca boğulmuş yönlerinizle tanışınca yavaş yavaş iç özgürlüğe gidiş yolculuğunuz başlar. Siz özgürleştikçe kendi tanıklığınızın önemini kavramaya başlar, olayları daha sakin ve gerçekçi bir şekilde değerlendirmeye ve çerçeveye oturtmaya başlarsınız. İşte bu çerçeve sizi daha sakin ve umut dolu bir insan ve anne baba haline getirir.”

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.