Kırşehir Express Gazetesi

FIRSATÇILIK

FIRSATÇILIK
Haşmet Deniz
Haşmet Deniz( hasmetdeniz@kirsehirexpressgazetesi.com )
21 Aralık 2020 - 13:12

Toplumsal kutuplaşmanın her geçen gün artmasında iletişim araçlarının ne kadar etkisi vardır acaba?

Siyasal yaşamımızda genel hatlarıyla sağ-sol çatışması öteden beri var olan bir olgudur.

İktidar olmak isteyen siyasal partilerin olabildiğince birbirlerini eleştirmesi işin doğasında vardır zaten.

Kimi zaman bu eleştiriler biçimsel olarak daha yumuşak iken kimi zamanda şimdi olduğu gibi oldukça sert geçmiştir.

Ne kadar sert olursa olsun nezaket de elden bırakılmamıştır çoğu zaman.

Şimdi öyle mi?

Bu sert söylem, toplumsal kutuplaşmaya neden olsa da asıl sorumlunun iletişim araçları olduğu kanısı da yok değil hani.

Son yıllarda artan medya etkililiğinin, siyasal geleceğimiz belirleme konumunda olduğunu yadsımıyoruz neredeyse.

İyi de medyayı ele geçiren gücün, onu istediği gibi yönlendirmesi etik midir?

Besleme medya ya da yandaş medya kavramları nasıl ortaya çıktı?

Yaşadığımız süreç, parayı verenin düdüğü çaldığı sözünün Nasreddin Hoca fıkralarında kalmadığını göstermiştir bize.

Medyanın, kendinden olmayanı karalama ve itibarsızlaştırma aracı olarak kullanılması özellikle son yıllarda tartışma konusu olmuştur.

Medya araçlarında yorumların taraflı olması, yazarların kendilerine yakın gördüğü siyasal oluşumları destekleyip onlarla ilgili övgüler dizmesi, zaman zaman rakiplerin canını sıksa da son derece normaldir.

Sorun yorumda değil, haberde taraf olmadadır.

Habere konu olayın yerini, zamanını, nedenini ve kahramanlarını değiştirip olayı eğip bükmek o olayın haber olma özelliğinin yitirilmesine neden olmaz mı?

Verilen haberlerde bile taraf tutularak kutuplaştırma yaratılması, kardeşlik duygusu ve toplumsal barışa vurulan en önemli darbe değil de nedir?

Elbette bunun zararlarını toplumun büyük bir bölümü ister istemez yaşayacaktır yaşamın herhangi bir evresinde.

Çıkar karşılığı haberleri eğip bükenlerin kazancı ise kâr-zarar tablosunun başka tarafında kalacaktır.

Ulusal çapta taraflı haber yapan besleme medyaya öykünen yerel medyanın(!) hali daha da içler acısıdır.

Yalan yanlış haberler yapıp sosyal medyayı da kullanarak toplumun kutuplaşmasına neden olmak kışkırtıcılıktan başka bir şey olamaz.

Eleştiri başka kışkırtıcılık başka.

Halk tv’nin rutin bir programını şehrimizde gerçekleştirmesini,  Muharrem Ertaş Anma Programı olarak göstermeye çalışmak ve içeriği ile ilgili tartışma yaratmak iyi niyetli bir yaklaşım olamaz.

Görkemli Hatıralar Programı’nın bu haftaki yayınında Ertaşlara yer vermesinin; programda başka sanatçıların olmayacağı, başka konuların konuşulmayacağı anlamına gelmediğini kavrayabilmek için üst düzey eğitim almak gerekmez herhalde.

Bu ülkede televizyonlarda yayınlanan kültür sanat programlarının içeriğini hangimiz belirliyoruz ve yönlendiriyoruz da Kırşehir Belediyesinden bunu gerçekleştirdiğini düşünüyoruz acaba?

Yazık!

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.