Kırşehir Express Gazetesi

SENSİZ BAHARIN ŞEVKİ YOK!

SENSİZ BAHARIN ŞEVKİ YOK!
Abdulbari Karabeyeser
Abdulbari Karabeyeser( abdulbarikarabeyeser@kirsehirexpressgazetesi.com )
03 Mayıs 2021 - 12:41

Ah korona! Yeni ölümlere ve acılara uyanmadığımız gün yok! Eli kolu bağlı, çaresiz bir şekilde kendi saatimizi bekliyoruz. Dilimizde, dudağımızda tek kelime “Allah gecinden versin!” Sanki ne kadar geç gelse bizim için o kadar iyi olacaktır. Kim bilir belki iyi olacaktır. Çünkü hem tövbe kapısı açıktır hem de yeni aşılar yoldadır. İkisi de can simidimiz; birisi uhrevî, birisi dünyevî.

Ancak ne olursa olsun bizler ecele, rızka ve kadere iman etmişiz. O açıdan toplum olarak bizim koronadan falan korkumuz yok. Ölmek için doğmuşuz çünkü. Bunun idrakindeyiz. O nihai son bir gün mutlaka gelip bizi bulacaktır. Külli nefsin zaiqatül mevt. Biz Allahtan geldik ve tekrar Allah’a döneceğiz.

Burası tamam da peki, bizler ölüme hazırlıklı mıyız? Bunun için de ölümün geldiği, uğradığı hanelere sormak lazım. Geliyor da nasıl geliyor? Elinde güllerle, fesleğenlerle mi yoksa yürek yakan dikenlerle mi? Genç, yaşlı, sabi demeden kör bir bıçak gibi aramıza dalıyor, mutluklara kastediyor. Çocukları babasız, kadınları kocasız, gelinleri dul bırakıp gidiyor. Şakası, merhameti yok! Boşuna “yüzü soğuk” dememişler. Nice türkülere, şiirlere, ağıtlara, destanlara ilham kaynağı olmuş! Ah ölüm! Azrail’in ecel makası, insanlığın korkulu rüyası!

En hazini de ülkemizin dört bir yanından bahar kokularının geldiği şu günlerde onunla teşrik-i mesaimizin giderek artmış olması. Ölümün sesine uyanmak buna denir herhalde. Bir tarafta tabiatın dirilmesi, öbür tarafta hanelere çöken hüzün ve matem havası!

Hiçbir zaman tüm toplum kesimleri olarak ölümle bu kadar yüz yüze gelmemiştik. Acı bir çığlık gibi dolaşıyor aramızda. Bu çığlığa uyandıkça genç yaşta evladını kaybeden şair Recâizâde Mahmut Ekrem’in “Şevki Yok” şiirini anımsamamak mümkün mü? Bir insan ölüm acısını bu kadar mı güzel hissettirir? Derin ve içli mısraların şairine selam olsun! İnsan okuyunca zannediyor ki bugünkü acılara mersiye yakmış!

Gül hazîn sümbül perîşan bâğzârın şevki yok
Derdnâk olmuş hezâr-ı nağmekârın şevki yok
Başka bir hâletle çağlar cûybârın şevki yok
Geldi ammâ neyleyim sensiz bahârın şevki yok

Bu şiirin bir de bestesi yapılmış. Bestenin sahibi Rahmi Bey (1864-1924)‘dir. İbnulemin Mahmut Kemal İnal’in Son Asır Türk Musikişinasları‘ında aktardığına göre Rahmi Bey, hocası Bestekâr Şevki Bey’i kaybedince beyninden vurulmuşa döner. İşte tam o günlerde imdadına bu şiir yetişir ve hocasının vefatından duyduğu derin hüzün ve teessürü bir mersiye gibi ağlatıcı bu mısralara yükler.

Evet, yaşamak kadar ölüm de haktır. Bizler âlemi celal’den geldik âlemi Cemal’e gideriz. Gidenlere rahmet, kalanlara selam olsun. Acımız, yasımız büyüktür. Rakım Bey (1872-1948) boşuna fısıldamamış kulaklarımıza:  Ne bahar kaldı, ne gül, ah ne de bülbül sesi var!

Her tarafta yas var çünkü. Esen aklın, sabırla kalın, duayla kalın.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.