Kırşehir Express Gazetesi

ATATÜRK, KEŞKE ON SENE DAHA YAŞASAYDI!

ATATÜRK, KEŞKE ON SENE DAHA YAŞASAYDI!
Halil Durukafa( halildurukafa@kirsehirexpressgazetesi.com )
12 Eylül 2025 - 11:37

Küçüklüğümden beri başlıktaki bu arzu, bu pişmanlık, bu özlem cümlesini kaç defa duydum, kaç defa kurdum bilemiyorum. Mutlaka siz de duymuş ve kurmuşsunuzdur, diye tahmin ediyorum. Hakikaten şöyle düşününce, on sene daha yaşasaydı güzel olurdu be! Ne olurdu? Mesela 2. Dünya savaşı sürecini o iradeyle, o dâhilikle, o öngörüyle tamamlardık. Çok partili demokrasiye geçiş daha rahat, daha sorunsuz atlatabilirdik. Dış siyasette, dış ticarette daha dik durabilirdik. Daha Zeki, daha çevik ve akıllı sporcular yetiştirebilirdik.
Daha iyi, daha bilimsel bir dil gelişimi olurdu. Daha sağlam temellere oturtulmuş bir Türk tarihimiz olurdu. Belki kültürel yozlaşma daha geç olur veya olmazdı. Toprağımıza, suyumuza, havamıza, madenlerimize, kültürel mirasımıza daha çok sahip çıkabilirdik. 21. Yüzyıla daha sağlam girebilirdik. Belki milli gelirimiz çok yüksek olabilirdi. Hayali bile güzel bence? Hiç kesmeden sabaha kadar bu paragrafı tüm özlem, istek, dilek, arzumla yazmak isterdim ama bence buraya üç nokta koyayım ve yazmaya siz devam edin…

Bir de işin şu yüzü var; sahi! Atatürk on sene daha yaşayabilir miydi?
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Başkanı Dr.
Arif Hüdai Köken, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Kardiyolog Prof. Dr. İbrahim Etem Çelik ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mahmut Bolat tarafından bir makale göre yaşayabilirmiş.

Hocalarımın; yürekleri, akılları, elleri dert görmesin. Diğer iki hocamla tanışmadım fakat Mahmut Bolat hocamla tanışıyor, zaman zaman muhabbet ediyor ve o gizli kalmış bilgilerinden yararlanıyorum. Hakikaten benim için özel bir insan. Bence Kırşehir Mahmut Bolat hocam gibi bir hocaya sahip olduğu için çok şanslı. Sağ olun hocam, var olun. Makalenin ismi “Atatürk’ün Kalp Hastalığı Hakkında Nitel Bir Araştırma” Makaleye göre Atatürk, kalbinden iki kez rahatsızlık geçirmiş ki tabii bu belgelenen. Biri Cumhuriyetin ilanından hemen sonra Kasım 1923’te, diğeri ise Mayıs 1927’de. Her ikisi de bir şekilde geçiştirilmiş. Çünkü o dönem ne EKG, ne EFOR testi, ne BT ANGİO, ne ANGİO, ne CK, CK-MB, TROPONİN kan testleri hatta günümüzde kardiyovasküler hastalıkların tedavisi ve önlenmesinde kullanılan aspirin bile yokmuş. Enfaktüsten sonra kullanılan statinler, ACE inhibitörler, beta-blokerleri saymıyorum bile…

Makale notlarımda bir cümle beni çok duygulandırdı. Mayıs 1927’deki rahatsızlıkta Atatürk çok yoğun bir göğüs ağrısı çekiyor ve “Bu ağrıyı buradan çekin.” diyor. Diyorum ki keşke modern teknikler ve bahsettiğim ilaçlar olsaydı da o ağrıyı oradan çekebilseydik, ki şu an millet olarak daha fazla ağrılar yaşıyoruz…
Yazımı birkaç soru ve makalenin linkiyle sonlandırmak istiyorum. Sorum Kardiyolog Prof. Dr. İbrahim Etem Çelik hocama olacak. Hocam; bu yaşanan iki kalp krizi sonrası Atatürk’ün kalbinde yapısal ve fonksiyonel değişiklikler olmuş mudur? Yani bir infarct alanı (Kanlanması kesilen ve ölen kalp kası bölgesi) oluşmuş mudur? Bu bilimsel olarak ispatlanabilir mi? Eğer bu olmuşsa Atatürk’ün hayat kalitesi düşmüş müdür?

Makalenin linkini de buraya bırakıyorum:

https://anatoljcardiol.com/storage/upload/pdfs/1753966028-en.pdf

Mutlaka okuyun.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.