Çengiz Çelikten/Kırşehir’de Aydın Bir Diş Hekimi isimli Yazar Gazi Baran’ın kitabını hızlı ve keyifli bir şekilde okudum. Bugün bu kitap için hissettiğim duygularımı yazmak istiyorum.
Bazı insanlar vardır. Onlar gittikten sonra şehir biraz sessizleşir. Bir sokak, bir muayenehane, bir masa eksik kalır. Adı çok anılmaz belki ama izi derindir. Kırşehir’in yetiştirdiği insanlardan biri de Diş Hekimi Cengiz Çelikten.
Elazığ’dan, Eskişehir’den, İstanbul’dan bu şehre yolu düşmüş, 1963’te Kırşehir’e atanmış, sonra bu şehri kaderi bellemiş bir hayat.
Cengiz Çelikten, bir dönem TİP İl Başkanlığı yapmış, bir dönem Kırşehir Belediyesi’nde sağlık müdürlüğü görevini üstlenmiş, ama her şeyden önce okuyan, yazan, düşünen bir insan olmuş.
Öğrencilik yıllarında Eskişehir’de, Cüneyt Arkın ve Yılmaz Büyükerşen ile aynı sıraları paylaşmış. Üniversite yıllarında evlerine Cemal Süreya gelmiş.
Şiir ezberlemiş, şiir yazmış. Hikâyeler anlatmış, mektuplar biriktirmiş. Hayatı aceleye getirmemiş.
Yıllar sonra Kırşehir Huzurevi’ne yolu düşmüş. Ama belleği, kelimeleri ve duruşu dimdik ayakta kalmış. Birçok arkadaş, dost biriktirmiş.
İşte bu hayatı yazıya döken kişi ise, Kırşehir’in Kurancılı kasabasında yaşayan yazar Gazi Baran. Uzun boylu, sarı saçlı, bıyıklı, gülümsemesini bilen… Ama hepsinden önemlisi, vefayı bilen bir kalem. Gazi Baran’ın yazdığı bu kitap, bir biyografi olmanın ötesinde; bir dönemin, bir anlayışın, bir ahlakın kaydı.
Yazar kitabı Cengiz Çelikten’e hediye etmiş. Cengiz Çelikten de yazara bir büyüteç armağan etmiş. Sanki “Bakmaya devam et, ayrıntıyı kaçırma” der gibi…
Kırşehir Belediyesi’nin, Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu eliyle Cengiz Çelikten’e “Yaşayan Kültür İnsanı” plaketi sunması, işte bu yüzden çok anlamlı. Çünkü bu şehir, yalnızca binalarla değil, insanlarıyla büyür.
Kitapta beni en çok etkileyen bölümlerden biri şuydu: Cengiz Çelikten, diş hekimlerinin yıllarca ayakta çalışırken bütün yükü sağ ayağa verdiğini, sağ omzun zamanla düştüğünü anlatıyor. Ve genç meslektaşlarına şunu söylüyor:
“Oturarak çalışmayı öğrenin.” Bu bir meslek tavsiyesi değil sadece. Bu, bir ömrün içinden süzülmüş bir cümle.
Bu kitabı okudum. Beğendim. Ve içimden şu geçti:
Bu şehir, böyle insanları kolay kolay yetiştiremiyor. O yüzden; Cengiz Çelikten’e, bu şehre kattıkları için, Gazi Baran’a, bu hayatı kayda geçirdiği için, Sayın büyüğüm Ziya Durukan’a Cengiz Bey’in yakın arkadaşı olarak kitaba her aşamada katkıları için,
Kırşehir Belediye Başkanı Sayın Selahattin Ekicioğlu’na da, bu vefayı görünür kıldığı için teşekkür etmek gerekiyor.
Bir de küçük bir temenniyle bitireyim: Bu kitabın genişletilmiş baskısını sabırsızlıkla bekliyorum, Sayın Yazar Gazi Baran. Çünkü bazı hayatlar, tek kitaba sığmaz. Ve bazı insanlar, unutulmayı hak etmez.

