Kırşehir Express Gazetesi

DOĞA ELDEN GİDERKEN

DOĞA ELDEN GİDERKEN
Nergis Karayel( nergiskarayel@kirsehirexpressgazetesi.com )
31 Mayıs 2021 - 12:53

Şöyle bir baktım “Doğa”nın tanımına, bakın nasıl tanımlanıyor: “ Kendiliğinden var olan ve insan etkinliğinin dışında kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren, canlı ve cansız nesnelerden oluşan varlığın tümü.”

Yaşamımızı devam ettirebilmemiz için var olan her şeyi doğa sunuyor bize. Peki, biz doğaya ne sunuyoruz? Bu soruyu 6 yaşındaki bir çocuğa sordum ve bana verdiği yanıt “çöp”! Kısacık ömrüne rağmen insanın doğaya verdiği zararı çözmüş.

Dün izlediğim bir televizyon programında, geçmişte yaşayan insanların çöplerini araştırdılar. Kalıntılar arasında pek çok mutfak eşyası, takılar, silahlar bulunurken çöpe dair bulunan tek şeyin kazı yapılan yerleşim yerlerinde, belirli alanlarda yığınla bulunan küçük ve farklı kemik parçalarıydı.  Yedikleri hayvanlara ait kemiklerdi bunlar. Çöp olarak kabul ettikleri doğadan gelip doğaya dönen şeylerdi.

Yaşam değişti elbette kullanılan malzemeler, organik olmayan ürünler, doğada yok olamayan kimyasallar… Eski yaşamlarda çöp bulamazken şimdi çöplerden yer bulamaz hale geldik.  Sokaklarda, parklarda, şehirlerarası yollarda, herhangi bir duvar dibinde kâğıt parçaları, sigara izmaritleri, pet şişeler, paketli yiyeceklerin ambalajları, yiyecek kalıntıları, cam şişeler, kâğıt mendiller ve tabi artık bunlara bir de maskeler eklendi.

Kızılırmak nehrinin kenarındaki çöpleri toplamayı kendine görev edinmiş yaşlı bir amcanın sözleri aklımdan hiç çıkmıyor. “Bunları buralara atanlar kördür, ruhsuzdur. Ruhsuzdur çünkü elindekinin buraya ne kadar zarar verdiğini umursamaz. Kördür çünkü bu atılanların doğal olmadığını ve doğaya yakışmadığını göremez.”

Eğitim önemli elbette ama çöpün doğaya yakışmadığını görebilmek için de illa bunu birinin size öğretmesine ya da ceza kesmesine gerek yok.  Biraz ince düşünce, biraz vicdan, biraz empati, biraz sorumluluk e tabi bunlara biraz da bilgi eklenirse doğaya yakışan ve yakışmayanı görebilmek, uygulayabilmek çok daha kolay olacaktır.

Öğretmenlerimiz bizlere bu konuda hemen her şeyi öğretiyor ancak sadece öğretmenle, bilgi ile iş bitmiyor. Ailede doğa sevgisini, doğayı korumayı, “çöp”ün ne olduğunu ve ne olmadığını bilemeyen, sosyal hayatta da bunu hissedemeyen çocuk maalesef uygulamada bir süre sonra zayıf kalıyor. Hal böyle olunca da çöp yığınları doğaya ve kesemize zarar vermeye devam ediyor.

Ben bu konuda öğretmenler kadar belediyeleri de önemli görüyorum. Öğretmenlerimiz bize bu işin bilgisini, vicdanını ve sorumluluğunu aşılarken belediyeler de uygulamalarda kendini fazlasıyla göstermelidir. Ülkemizde pek çok belediyenin bu konuda verimli çalışmaları var. Bizim şehrimizde de yok değil var ama yeterli de değil.  Neler çöptür, neler değildir? Nasıl toplanmalı? Toplandıktan sonra neler yapılmalı? Toplanmazsa neler olacağı insanlara anlatılmalı ama öyle anonsla falan değil, gözünün içine soka soka derler ya işte öyle.  Gerekirse ciddi yaptırımları olmalı. Malum insanımız vicdan yoksunu ama iş parasını almaya gelince her kurala uyar.

Demem o ki, biz insanoğlu doğanın bize sunduklarına karşı biz ona çöp sunuyoruz ve bunun doğuracağı olumsuzlukları önemsemiyoruz.  Bir şeyler yapmalı artık, çok geç kalındı, herkes taşın altına eline sokmalı!

Çöp kelimesi bize önemsizliği çağrıştırsa da bu konu çok önemli!

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.